REKLAM SEKTÖRÜNÜN RENOSANS’I,
“Aynı Şeyler”in Çok Uzağındaki Ajans…

Reklam, kazandığı yeni mecralarla boyut değiştiriyor. Tüketicinin reklama maruz kaldığı ortam, niceliksel olarak sürekli artış gösteriyor. Her artış; duyulan, görülen ve hissedilenleri büyük bir hızla aynı şeye dönüştürüyor. Bir şey, aynı şeyse ilgi görmez, dikkat çekmez ve etki uyandırmaz.

Pazarlama literatüründeki popüler kavramları sürekli yinelemek ya da yeni kavramlar icat etmek; iletişimin ilgi, dikkat ve etki alanını genişletmiyor. İçi boşaltılan ve anlamı kargaşaya terk edilen kavramlarla yazılan stratejik reçeteler de birbirinin aynısı gibi duruyor. Değişimin beceri gerektirdiğinin unutulması da… Fikre ve estetiğe önem atfedilmesi ama onları bulma/üretme sürecinin bir kenara itilmesi de yıllardır değişmedi, aynı…

Aynı şeylerin sıkıcılığı; tüketiciyi, reklamvereni ve reklam insanlarını fazlasıyla yordu. Biz, yorgunu yokuşa sürmenin şu saatten sonra kimseye faydası olmayacağını düşünüyoruz. Renosans’ı “aynı şeyler”in çok uzağına kurmamızın sebebi de budur.

Umulur ki söylenecek yeni şeylerin ilk sözcüğü olsun.

Anlamımız

Renosans sözlüklerde geçseydi “renk yuvarı”ndan sonra, “renyu”mdan önce gelirdi. Anlamı da muhtemelen şöyle olurdu: özel, isim a. Rönesans’la başlayan yenilenme, iyileşme ve anımsama etkisini reklam sektörüne taşıma. b. Düşünmeyi yeni bir biçimle yorumlama. c. İlke, temel düşünce, temel inanç, umde, unsur, prensip.